Şu an bu üç güzelliğin yanında olmak isterdim.
Hemen yan tarafta bir yatak olmalı ve yatakta kadınım.
Beyaz bir ten ve koyu bir saç rengi…
Çakırkeyf olmalı ve mutlu.
Ben yatağın ucuna oturup kucağıma gitarımı aldığımda beni yanına çağırmalı.
Ona dönüp gülümsemeliyim ve gitarımın tellerine vurarak yavaş bir şeyler çalıp söylemeliyim.
Hafif hafif ağrıyan başına rağmen bana uzanmaya çalışmalı sırtüstü yattığı o yataktan.
Zorlu bir hamleyle tişörtümü yakalayıp, “Geeelll..” demeli ve tişörtümü sündürene kadar çekmeli.
Tellere biraz daha vurmalıyım ve şarkım bitince susmalıyım.
Gitarımı yavaşça kenara koyup bir iç çekmeliyim.
Kadehte yarım kalan viskimi fondiplemeliyim arkamda yatan kadının içimi viskiden daha fazla yaktığını fark etmek için.
Sevişmek için yanına uzandığımda ise onun uykuya daldığını görmeliyim.
Dudaklarına bir öpücük kondurup, kolunu yavaşça göğsüme koymalıyım.
Öylece uyumalıyız.
Çağımız ister istemez içler acısı bir çağ olduğundan, onu acıklı görmekten kaçınıyoruz. Büyük yıkım gelip geçti, kalıntılar ortasındayız şimdi, küçücük yeni evler kurmaya, küçücük umutlar beslemeye başlıyoruz. Oldukça güç bir iş bu: Geleceğe uzanan düz bir yol yok; ama engellerin çevresinde dönüp duruyoruz ya da üzerlerinden atlıyoruz.
Yaşamamız gerek; yer gök yıkılmış olsa bile.
Karanlıklar sarsada ruhunu
alevler yaksada vücudunu
bulacaksın gücü damarlarında
göreceksin ışığı elbet ufukta.
Zalimler kazanmadan
umutlar yok olmadan
karanlık gecenin ardından
yükselir güneş doğudan!
…
Serdar Öztop-Güneş Doğudan Yükselir.
Özgürlük, yok oluştan kaçıştır. Ve onun için savaşmaya başladığınız an, özgürlüğünüzden sonsuza kadar vazgeçmeyi göze almışsınız demektir. Ne büyük fedakarlık!
MCITY+ORTICANOODLES - Stencil Art New Pop in the Urban Culture untitled 08 by orticanoodles
200x150
stencil on canvas
Mcity Orticanoodles
“insanların özgürlüğe, ekmeğe, adalete ihtiyacı var dindarlığa değil..”
(Kaynak: toplumdusmani)